Teknoloji Bağımlılığı Üzerine

Sabah telefona bakarak mı uyanıyorsunuz? Tuvalete giderken bile telefonunuzu yanınızda mı götürüyorsunuz? Akşam yatarken sosyal medya hesaplarınıza bakmadan uyuyamıyor musunuz? Bu sorulardan ikisine evet cevabı veriyorsanız siz bir teknoloji bağımlısı bir bireysiniz. 1970 yıllarda laboratuvar fareleri üzerinde bir deney yapılıyor. Bir kafese konulan farelere iki besin sıvısı olan çubuk konuluyor birinci çubuk normal besin sıvısı ikinci çubuk eroin katkılı besin sıvısı ve fareler zamanla eroin katkılı sıvıyı kullandıkları görülüyor.  Bir psikolog olan Bruce K. Alexander, bu deneyle ilgili bir şeyin tuhaf olduğu kanaatine varıyor.  Fareler kafese her zaman yalnız konuluyordu. Bu sebeple uyuşturucu dışında yapabileceği bir şey yoktu. Fare cenneti diye adlandırdığı birden fazla fareye farelerin ilgilenecekleri daha birçok besin konuluyor, oynayacakları küçük toplar koyuluyor ve bu kez fareler eroinli sıvı besinden değil normal besinden kullanıyorlar. Kafesin küçük ve can sıkıcı olduğu için eroinli sıvı tercih edilirken sosyal destek ortamı oluşturulduğunda farelerin uyuşturucu ve bağımlılık yapıcı maddeden uzaklaştığı görülmektedir. Teknoloji bağımlılığı bizi esir aldı bu teşhisi koyduk ise buna çözümlerde getirebiliriz. Evde özellikle yatak odalarımıza teknolojiyi sokmamaya gayret göstermeye çalışmalıyız. Biz sabah uyanalım diye alarm kuruyoruz dediğinizi duyar gibiyim. Bir küçük çalar saat bu ihtiyacınızı görebilir. Özellikle çocuk odalarında çocuklar teknoloji ile baş başa kontrolsüz şekilde bırakılmamalı her türlü internet ortamındaki kötü niyetli kişilere, gruplara ve oyunlara denk gelme ihtimali yüksektir. Bunun yerine çocuklarla isim şehir gibi oyunlar oynana bilir veya satranç gibi bilgilendirici oyunlara yönlendirilebilir. Akşam yemekleri ailenin buluştuğu bir ortam olduğu için yemek masasında telefon kullanımına sınırlandırma getirilmesinde fayda olacaktır. Günün değerlendirilmesi yapılabilir böyle bir sohbet ortamı oluşması çocukların ve ailenin sosyal bir destek bulmasını sağlar. Telefonlarımızdaki uygulamaların bildirimlerini kapatmak da bize büyük fayda sağlayacaktır. Bir portakalın fotoğrafını çektiniz sosyal medya hesabınıza çeşitli filtreler de ekleyerek güzelleştirip yüklediniz ve binlerce beğeni ve yorum geldi. Ama gerçekte pazardan aldığınız portakalla bir alakası yoktur. Sosyal medyadaki resim bize lezzet vermemektedir. Pazardan aldığımız portakalla resimdekinin ayrımını iyi yapmak gerekmektedir. Sosyal mecraların avantajları kadar dezavantajları da mevcuttur. Bu aradaki çizgiyi iyi dengelememiz gerekmektedir. Sosyal destek ortamının oluştuğu bir noktada teknoloji bağımlılığının da azalacağı düşünülmektedir.

Reklamlar

Teknoloji Bağımlılığı Nedir? Nasıl Başa Çıkabiliriz?

Teknoloji bağımlılığı çağımızın en büyük sorunlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle genç yaştaki bireyler teknoloji içinde doğduğu için teknoloji olmadan yaşamlarının bir parçasının eksik olduğunu düşünmektedirler. Sosyal mecralar ve çeşitli oyunlar genç bireylerin hayatlarını esir almakta kendilerini bu mecralar ile ifade etmektedirler. Teknolojinin bu denli yoğun olduğu bir zamanda tamamen teknolojiden yoksun yaşamakta uygun değildir. Ya da bireyleri teknolojiyi yasaklayarak teknoloji çağında hareket etmek doğru olmayacak sonuçlara yol açabilmektedir. Teknoloji bağımlılığının genel modeli konca (hook) modeli denilen bir sistemdir. Bu model tetikleyici, aksiyon, sürpriz (ödül) ve yatırımdan oluşmaktadır.

kanca-modeli

Tetikleyicilerde dış ve iç tetikleyiciler diye ikiye ayrılmaktadır. Dış tetikleyiciler e mailler reklamlar bilgilendirmeler olabilmektedir. İç tetikleyiciler ise kimsenin müdahalesi olmadan tamamen kendi isteğimiz ile harekete geçmemizdir. Burada dış tetikleyicilerin sık karşımıza çıkması iç tetikleyicileri harekete geçirecektir. Telefonumuza gelen mobil bildirimler tetikleyicilik mekanizmasını sık kullanmaktadır.

IMG_0708

Aksiyon ise tetikleyicinin karşımıza çıkardığı bir bildirime hemen tıklayarak ne olduğunu öğrenmek için bizim harekete geçmemizi sağlayan harekettir. Bazı aksiyon örneklerinde kişilerin teknolojiden ayrılmasını sağlamadan bir akış halinin olmasını sağlamaktadır. Örmek olarak Instagram profil resminizi şu kadar kişi beğendi diye gelen tetikleyici mekanizması hemen merak uyandırarak uygulamaya girerek aksiyona geçmeyi sağlamaktadır.

Sürpriz (Ödül) mekanizması ise birçok örneği vardır bunun birkaçından burada bahsedeceğiz. Twtitter,  Instagram veya Facebook hesabına giren birine algoritma şu kişiyi tanıyor musun önerisi sunarak kişileri ödüllendirmeyi amaçlamaktadır. Bu oyunlarda ise 24 saatte bir yeni bir puan yada oyunda kullanılan ekipmanı ödül olarak vermekte teknolojik sistemden ayrılmadan devam etmeyi sağlamayı amaçlamaktadır. Başka uygulamalar bu mekanizması sizin paylaşımınızı şu kadar kişi gördü şu kadar kişi yorum yaptı diyerek kişilerde haz uyandırıp bu hazı ödül olarak kullanmaktadır.

Yatırım mekanizması ile kullanıcı teknolojik sisteme katkı sağlama aşamasında ise tetikleyici ile sisteme çekilen kullanıcıya bir aksiyon aldırıldı ödülle karşılaştı artık yatırım yapma aşamasına gelindi. Bu örneklendirme olarak bir like, bir retweet, bir favori veya pinleme veya diğer arkadaşları davet ederek uygulamaya katkı sağlayarak yatırım yapılmaktadır.

Teknoloji bağımlığı ile başa çıkmak için birkaç öneri verebiliriz. Bu bağımlılığın arkasında yatan modeli bildikten sonra başa çıkmak için çeşitli yöntemler geliştirilebilir. Evlerimizde, iş yerlerimizde ve mobil cihazlarımızda internet olmazsa olmaz durumuna gelmiştir. Bu da teknoloji bağımlılığını beraberinde getirmiştir. Evimizde bireyleri teknoloji bağımlılığını internet bağlantısını kesen akıllı prizler ile ara ara keserek bireylerin birbirileriyle etkileşime girmesini sağlayabiliriz. İş yerlerinde teknolojisiz toplantı odaları yapılabilir. Cep telefonlarımızda ise mobil bildirimleri kapatarak bu bağımlılığın önüne geçebiliriz. Bu tavsiyelere eklemeler yapılabilir. Sizin de düşüncelerinizi yorumlar kısmına bekliyorum.

Tez yazarken yapmanız gereken en önemli şey

tez-yazimi

Lisans öğreniminizi bitirip kamu veya özel sektörde çalışmaya başladınız veyahutta kendi işinizi kurdunuz. Kendinizi geliştirip yeni bir şeyler öğrenmek için lisansüstü eğitimi yapmaya karar verdiniz. İlginizi çeken bir bölüm buldunuz ve lisansüstü eğitimi tez aşamasına geldiniz. Lisansüstü tezleri bilimsel araştırmalar olduğu için çok emek gerektiren ve bir çok gece uykusuz kalınan bir olaydır.

Tezinizi yazarken başınıza gelebilecek en önemli olay bilgisayarınızın çökmesi yada mavi ekran hatası vermesidir. Bu gibi durumlarla karşılaşmamak için neler yapmak gerekir? Çözümü basit http://drive.google.com veya https://disk.yandex.com.tr gibi bulut uygulamalarını kullanarak her ihtimale karşı tezinizi devamlı güvende tutmanız faydanıza olacaktır. Aksi takdirde yazmış olduğunuz yüzlerce sayfa tezi yeniden yazmak zorunda kalmanız gerekecektir. Bu da emek ve zaman israfına yol açacak sizi de çileden çıkaracaktır. Her şeyin gönlünüzce olması dileğiyle lisansüstü eğitiminizde başarılar dilerim.

2019 da en çok nelere şahit olacağız?

Elon Musk’un Hiperloop projesi gibi çeşitli araçlarla uzaya yolculukların artacağı bir yıl olacak. Akıllı robotların her alanda daha da yaygınlaşacağı ve bir çok endüstriyel ve bireysel alanda insanların yerini alacağı tahmin edilmektedir. Artık herkesin evinde bir mutfak asistanı robot olması, temizlik gibi işlerle uğraşması hiç yadırganacak bir durum değil. Boston Dynamics robotları artık engelleri aşabilmekte, Rusya’nın yaptıkları ise bir savaş alanında savaşa bilmektedirler. Engelleri Aşan Robotun Videosu Otonom araçlar en fazla ilgi görecek kesim olarak düşünülmekte özellikle Tesla’nın 2018 son çeyrek satış raporları 250 binin üzerinde sürücüsüz araç satıldığını ortaya koymaktadır. Tabi bu yarışta diğer otomobil üreticileri de geri kalmak istemiyor BMV, Volkswagen, Audi vb. markalarda kendi araçlarını ortaya koymaktadırlar kıyasıya bir rekabet başlangıcını vermiştir. Volkswagen’in Dokunmatik Elektrikli Arabası Yapay zeka 2019’un en fazla rağbet görecek gelişmelerinden birisi olacak gibi Sofia‘yı duymayan varsa buradan ulaşabilir. Çin’de haberleri sunan yapay zeka spikeri de merak edenler için buraya iliştiriyorum. Burada bahsetmeden geçemeyeceğim Elon Musk’un Starlink projesi ile dünyaya uzaydan ücretsiz internet verilmesi planlanmaktadır. Bu proje ABD hükümeti tarafından destekleme onayı almıştır. 2019 yılı birçok teknolojik gelişmenin yaşanacağı ilginç bir yıl olacaktır.

Fijital Pazarlama Nedir?

fijital

Dijital devrimin yarattığı etkiye artık alışmaya başlamışken yeni bir trend aldı başını gidiyor buda dijital iş modellerinin fiziksel iş modelleri ile birleştirilerek deneyimlendiği model olarak karşımıza çıkıyor buna da dijital ile fizikselin karması anlamına gelen fijital (Phygital) deniyor.

Fijital pazarlama ise, Fiziksel + Dijital konsept marka ve işletmelerin kendi pazarlama ve satış stratejileri kullanıyor olmasıdır. Bazı kaynaklarda entegre pazarlama iletişimi kavramı olarak da karşımıza çıkabilmektedir. Sektör olarak Perakende, Restoranlar, Bayilikler, Oteller ve diğerleri gibi fiziksel bir yerde müşteriyle etkileşime giren ve dijital tecrübe ile fiziksel deneyiminizi geliştirmeye çalışan herhangi bir şirket bu stratejinin ana bileşenidir.

Mobil teknoloji, IBeacons ve diğer konum farkındaki cihazlar, fiziksel olarak işyerindeyken müşterileri bilgilendirmek, eğitmek veya müdahale etmek için kullanılmaktadır. (Zack Olson, What is Phygital Marketing?  https://www.quora.com/What-is-Phygital-Marketing Erişim Tarihi 24.12.2016) Bu uygulama fijitale verilebilecek örneklerden bir tanesidir.

Fijital kullanım alanı olarak finans ve bankacılık, perakende, restoran bayilikler, oteller gibi alanlarla birlikte oyun sektöründe de büyük bir sıçrama yapacaktır. Örnek olarak son zamanların popüler oyunu PokemonGO başarılı bir fijital uygulamasıdır. Google Glasses’da başarılı olamayan bir fijital uygulamadır.

Türkiye’de bu kavramı benimseyen ilk PR ajansı Lobby’dir. Lobby Phygital çatısı altında bu faaliyeti yürütmektedir. Fiziksel deneyimlerin dijital deneyimlerle desteklendiği iş modellerinin gelecekte ülkemizde ve dünyada daha fazla önem kazanacağı söylenebilir.

Politik Pazarlama

politik-pazarlama

Pazarlama kavramında gelişen değişimlerle ilk başlarda mal ve hizmetlerin pazarlanmasını içerirken 1990’lı yıllardan sonra artık insanlarında pazarlama içinde değerlendirilebileceği ortaya çıkmıştır. Siyasetçilerde pazarlama kavramını iktidara gelebilmek için kullanmaya başlamışlardır. Siyasi Partiler kampanyalarında oyları alabilmek için pazarlama tekniklerini n etkilerini görmeye başladıklarında pazarlamaya yeni bir kavramın dâhil edilmesine vesile olmuşlardır. Siyasi partilerin seçmen oylarını alabilmek için yürüttükleri faaliyetlerde pazarlama tekniklerini kullanmalarına politik pazarlama denir.

Politik pazarlama siyasi adayın potansiyel seçmenlerine uygunluğunu sağlamak, adayı en yüksek sayıdaki seçmen kitlesinin ve bu kitledeki her bir seçmenin tanımasını sağlamak, rakiplerle ve muhalefetle farkını yaratmak ve minimum araçla, bir kampanyayı kazanmak için gerekli olan oy sayısını elde etmek amacıyla kullanılan tekniklerin tümüdür (Bongrad, 1991, ss.17).

Philip Kotler politik pazarlama kavramını şu şekilde tanımlamaktadır: “Adayların kendilerini seçmen pazarına koyarak, seçmen satın alımını yani oy potansiyelini maksimize etmek için, modern pazarlama tekniklerinden özellikle pazarlama araştırmalarının ve ticari reklamcılığın kullanıldığı pazarlama faaliyetleridir” .

Pazarlama karması Politik Pazarlamada şu şekilde karşılaştırılabilir.

Ürün: Lider, siyasi parti, parti programı, parti adayları ve lideri, partinin yapısı ve ideolojisi söylenebilir.

Fiyat: Partiye üye olmak için ödenen aidatlar ve bağışlar olabileceği gibi, adaya veya partiye oy vermek ve parti politikalarını desteklemek olarak sıralanabilir.

Dağıtım: Siyasi ürünün yani parti liderinin, adaylarının, politikalarının ve propagandalarının hedef seçmen kitlesine doğru zaman, doğru yer ve doğru şekilde ulaştırılmasıdır.

Tutundurma: Siyasi partinin, bir adayın ya da liderin kendine ya da ürettiği politika ve hizmetlere ilişkin bilgileri kitlelere, hedef seçmenlere ya da bireylere istenilen biçimde ulaştıran ve birçok bileşenden oluşan bir iletişim sürecidir.

Politik pazarlamada siyasi örgüt bir işletme olarak varsayılmalıdır. İşletmenin amacı büyümek ve karlılığını arttırmakken, siyasi örgütün amacı seçimleri kazanmak ve kalıcı olmaktır. Bu açıdan bakıldığında bir siyasi örgüt kalıcı başarı sağlamak istiyorsa sadece seçimden önce değil seçim sonrası dönemlerde de pazarlama faaliyetlerini sürdürerek başarılı olmalıdır.

Benckmarking (Kıyaslama)

elma

Benchmark bir ölçü birimidir. Benchmarking ise bu ölçümün yapılmasıdır. Henüz dilimizde karşılığı tam olarak benimsenmemiş olsa da, benchmarking; örnek edinme, örnek alma ve en çok da “kıyaslama” olarak Türkçeleştirilmektedir. Örnek alınacak “referans noktası”nın belirlemesi anlamına gelen benchmarking, ‘bir işletmenin rekabet gücünü yükseltmek için, başarılı performansa sahip başka işletmelerin, iş yapma tekniklerini incelemesi, kendi teknikleri ile kıyaslaması ve bu kıyaslamadan elde ettiği bilgileri kendi işletmesinde uygulaması’ anlamına gelmektedir.

Benchmarking genellikle kalite, zaman, maliyet ve performans ölçeği dikkate alınarak yapılmaktadır. Bu ölçekler diğer şirketlerde nasıl işlemekte ya da daha iyisi nasıl yapılabilir sorusunun cevabı şeklinde ortaya çıkmaktadır.

Kıyaslama neden kullanılır? Çünkü bir işletme, standardı bilemez diğer işletmelerdeki örneklere bakarak doğru bilgi öğrenilmiş olur. Bunun için gereklidir. Örnek olarak Dominos Pizza pizzaları 30 dakikada teslim ederken, başka bir pizza şirketi pizzalarını 40 dakikada teslim ediyorsa pazarını Dominos Pizza gibi daha hızlı teslimat yapan şirkete kaptırmış olur. Kıyaslama sürecini gösterir şekil aşağıdadır.

bencmarking

Benchmarking kavramının geçmişi ve ortaya çıkışı, Ford’un kurucusu Henry Ford, yürüyen bant sistemiyle üretimi, 1912’de Chicago’ da bir tanıdığını görmek için gittiği mezbahadan esinlenerek geliştirmiştir.

 1950’ li yıllarda Toyota’ nın kurucusu, oğlu Eiji Toyoda’ yı General Motors, Ford gibi otomobil devlerini incelemek üzere A.B.D.’ ye göndermiştir. Burada gördüklerini dönüşte geliştirerek şirketlerine uygulamışlardır.

Ancak benchmarking kavramı bugünkü anlamı ile ilk kez 1970’lerin sonu 1980’lerin başında Xerox işletmesinin diğer Japon işletmelerinden öğrenme fikriyle, uygulanmaya başlanmıştır. 1979 yılında Xerox, benchmarking uygulamasına, rakipleri tarafından üretilen fotokopi makinelerinin parçalarını söküp inceleyerek başlamıştır.  Xerox, bu parçaların fiziksel bileşimlerinin nasıl yapıldığını değerlendirmenin yanı sıra, üretim maliyetlerini de incelemiş ve rakiplerinin bu ürünleri nasıl daha düşük maliyetlerle ürettiklerini anlamaya çalışmıştır.  Daha sonra Xerox bu uygulamaları kendi üretim sürecine adapte etmiş ve iş planlarında kullanmıştır.

British Rail dış benchmarking yaparak, British Airways’ de 250 koltuklu Jumbo Jetin 11 kişi tarafından sadece 9 dakikada temizlendiğini gören British Rail, kendi temizleme süreçlerini gözden geçirerek, bugün 12 vagonlu 660 koltuklu bir treni sadece 8 dakikada temizlemektedirler.

Ülkemizde küreselleşme ile birlikte uluslararası pazarlara girmek, rekabet gücünü artırmak, kaliteli mal ve hizmet üretmek amacıyla benchmarking yeni bir yönetim tekniği olarak kullanılmaya başlanmıştır. Sabancı Holding bünyesindeki işletmeler; Beksa, Brisa, Dusa, Kordsa ve Olmuksa tarafından benchmarking çalışmalarına sistematik bir yapı kazandırmak amacıyla 1997’de kurulan “BENCHSA” adlı bir çalışma grubu, benchmarking’i bir süreç olarak ele almakta, sürekli iyileştirmenin üzerinde önemle durmaktadır.

Sonuç olarak kıyaslama, başkaları bir şeyleri daha iyi yapıyorsa, her seferinde Amerika’yı yeniden keşfetmeye çalışmak yerine onlardan öğrenelim; karşılığında onlardan daha iyi yaptığımız şeyleri onlara öğretelim ve böylece boşa zaman ve kaynak harcamak yerine, asıl geliştirme işine ve yaratıcılığına zaman ayıralım anlayışı ve inovatif yaklaşımdır.

Yani kıyaslama, tüm katılımcıların kazançlı çıktığı bir ortamda deneyim ve bilgilerin paylaşımı ve transferi sayesinde daha iyiyi daha hızlı yaparak herkesin kazançlı çıkmasını sağlamaktır. Buna da örnek verecek olursak telefonun keşfedilmesi akabinde cep telefonlarının çıkması, akıllı telefonlara dönüşmesi ve artık giyilebilir teknolojiler sayesinde cep telefonunun saatlere girmesidir. Yani paylaşım ekonomisidir.